Bir hosting macerası ve mutlu son

Boş zamanlarımda hobi olarak kod yazıyorum, böylece hem bir uğraşım oluyor, hem de yeni teknolojileri takip etme şansı buluyorum. Geçenlerde ASP.Net MVC framework denemeleri yaparken tamamladığım basit bir web sitesi projem vardı; aşağıdaki yazı, bu web sitesini barındırabileceğim bir hosting şirketi ararken yaşadığım gerçek bir hikayedir.

Web sitesine ait altyapı : ASP.Net 4.5, MVC 5, MS SQL Server

İçerik : Microsoft’un VS Express 2013 içerisinde gelen identity framework altyapısını kullanan ve çok fazla kodsal değişiklik içermeyen basit bir resim listeleme sitesi.

Bildiğiniz gibi MVC 5 yeni bir teknoloji, dolayısıya bu desteği veren hosting şirketi bulmak epey zor. Özellikle sunucuları Türkiye’de olan, kurumsal bir hosting firması istediğim için alternatifler çok fazla değildi, bir de yeni trend olan “sınırsız hosting” istediğim için, sayı neredeyse sıfıra yaklaşmıştı.

Firmalarla ilgili yazdıklarım subjektif yorum içermemektedir ve yalnızca yaşanılan deneyimlere dayanmaktadır.

Deneyim 1 – Turhost (turhost.com)

Fiyat / performans karşılaştırmasında ilk sırada bulduğum bu firmadan bir Windows Hosting paketi satın aldım (yıllık 82 TL). İnternette haklarında iyi şeyler okumam ve alan adını da ücretsiz vermeleri artı puan oldu. Site kurulumunu büyük bir hevesle tamamladıktan sonra sonra testlere başladım. Yaklaşık 10 gün süren aboneliğim sonunda, yaşadığım deneyimler şu şekilde oldu :

Site ana sayfası, toplam üç kez _herhangi bir değişiklik yapmamama rağmen_ Plesk’in default ana sayfasına yönlendi. Neyse ki aktif olarak kullanılan bir site olmadığından, saatlerce bu şekilde kalması sorun olmadı (aksi takdirde bu durum kabul edilebilir olamazdı). Problemle ilk kez karşılaştığında, siteyi Plesk’ten yeniden başlatarak sorunu kendim çözdüm ve herhalde birşeyleri yanlış yaptım diyerek konuya iyi niyetle yaklaştım. Aynı durum bir kez daha tekrarlayınca, benden kaynaklanmadığını anlayarak bir destek talebi açtım. Destek ekibindeki arkadaşlar sorunu, Plesk üzerinden kaldırmış olduğum ASP desteğine bağladılar. Halbuki site bu desteğe gerek duymuyordu, muhtemelen bunu aktif hale getirmek için,  panelde değişiklik yapıp kaydet butonuna bastıklarında, IIS recycle oldu ve ilk seferinde benim yaptığım gibi sorunu çözmüş oldular (daha doğrusu istemeden de olsa üzerini kapadılar). Konınun ASP desteğiyle ilgisi olmadığını, sitenin zaten en başından beri bu şekilde çalıştığını, ASP.Net desteğinin yeterli olduğunu anlatamadım bir türlü. Neyse ki bizim problem çok geçmeden üçüncü kez tekrarladı. Bu kez daha detaylı bir destek talebi açtım ve sağolsunlar telefonla aradılar. Sorunu kabul ederek, siteyi yeni sunucuya taşıyarak çözeceklerini belirttiler.

Bu sorunu en azından kabul ettiler ve çözüme ulaşacağız diye düşünürken, diğer bir sorunu farkettim. Normalde hızlı çalışan site, belirli aralıklarla yavaş çalışıyor ve 6-8 saniyede açılıyor, fakat hemen ardından erişince gayet hızlı bir şekilde 1 saniyede yükleniyordu. Önceleri sunucunun internet erişimiyle ilgili bir sıkıntı olduğunu düşündüm, fakat yaptığım testlerde DNS çözümlemesi ve sunucuya ulaşmada sıkıntı olmadığını, uygulamanın recycle olmasına bağlı olarak, “ilk yükleme” zamanı nedeniyle yavaşlama olduğunu farkettim. Bu da 1 dk sonra tekrar girdiğimde sitenin neden hızlı açıldığını açıklıyordu. Bu problemi Turhost’a anlatabilmem çok uzun zaman aldı. Önce böyle bir sorun olmadığını iddia ettiler (çünkü ilk yüklenme olmayan anlarda girmeye çalışıyorlardı ve site haliyle hızlı çalışıyordu), sonra ise yavaşlığın sitedeki görsellerden olduğunu savundular (toplam anasayfa boyutunun yaklaşk 500kb olması, site erişim testlerinde sunucuya ulaştıktan site yüklenmeye başlayan kadar 6 sn geçmesi fikirlerini değiştirmeye yetmedi). Akabinde yapılan onlarca mesajlaşma ve telefon görüşmesinin ardından, sonuç olarak siteyi uzman arkadaşın incelediğini ve sitenin kodlamasında bir sorun olduğunu, bu nedenle IIS’in otomatik olarak recycle olduğunu, istersem ücret iadesi yapabileceklerini belirttiler. Sorunun kodlama kaynaklı olmadığına ve sitenin kompleks bir yapı içermediğine kimseyi inandıramadım.

Süreçten aşırı derecede yorulduğum için iade tekliflerini kabul ettim ve sağolsunlar hemen yaptılar. Tabi domain kayıt ücreti iade edilemediği için, mecburen kayıt burada kaldı. Yine de tüm çağrılarıma cevap yazdıkları, çözüm bulabilmek adına uğraştıkları ve birkaç kez telefonla aradıkları için kendilerine iyi niyetlerinden ötürü teşekkür ediyorum.

Deneyim 2 – Natro (natro.com)

Paketin Turhost’tan pahalı olması ve ücretsiz domain kaydı gibi bir avantaj sunmamalarına rağmen, büyük ve güvenilir bir firma olmaları nedeniyle Natro’dan bir Windows Hosting hesabı aldım (yıllık 108 TL).

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, web sitelerinde “müşterimiz değilseniz,  sorularınızı musteri@natro.com adresine yazabilirsiniz” diye belirtiliyor, fakat bu adrese bakan kimse yok sanırım. Bir gün geçtikten sonra cevap alamayınca, destek sistemine kayıt olup buradan yazdım ve hemen cevap alabildim. Bu adresin sık kontrol edilmediğini kendileri de kabul ettiler.

İlk hoşuma gitmeyen şey, Turhost’tan aldığım veritabanı .bak yedeğini restore etmemeleri oldu. Böyle bir uygulamaları olmadığını ve sql script ile restore yapmam gerektiğini belirttiler. Neyse ki çok fazla tablo içermeyen küçük bir veritabanıydı ve sorun çıkmadı, fakat 1 GB’lık bir veritabanı olsaydı, sql script ile veriyi taşımayı nasıl başarabilirdim bilemiyorum. Kaldı ki bu collation sorunlarına neden olabililir ve hatta binary türünde tuttuğum kolonlar olsaydı imksansız hale gelirdi.

Turhost’ta yaşadığım sorun burada da karşıma çıkmaz umarım diye düşünürken, daha bu aşamaya bile gelemedim ve sitede login esnasında bir hata aldım. Destek talebi açarak sorunu kendilerine ilettiğimde, şöyle bir yanıt yazdılar :

Yazılımınız full trust sunucularda çalışan bir yazılım olup, hostunuz ise medium trust’dur. Onay verirseniz full trust level sunucumuza sitenizi taşıyabiliriz. Ancak bu işlem için 3 site hakkı gerekmektedir. Daha sonrasında tüm yedeklerinizi alıp onay vermeniz ve onay içeriğinde “Full trust sunucuda oluşabilecek güvenlik açıklarından kaynaklı tüm sorumluluğu kabul ediyorum” şeklinde bir bildirimde bulunmanız gerekmektedir. Sitenize bağlı SSL sertifikası var ise mutlaka bildirmeniz gerekmektedir.

Bunun ne demek olduğunu haliyle anlamadım, yazdığım cevaba istinaden sağolsunlar aradılar. Açıkçası sitemin full trust gerektirdiğini bilmiyordum, zira lokalimde ve Turhost’da böyle bir ayar da yapmamıştım ve böyle bir kısıt yoktu. Aldığım paketin detaylarında medim trust desteklediği yazıyormuş, tabi ben bunu bilmediğim için dikkat etmemiştim. Özetle, bu destek için hem “sitemin başına sunucu kaynaklı da olsa ne sorun gelirse sorumlusu benim” onayından, hem de 3 site hakkı dedikleri bir ücretlendirmeden bahsettiler. Bu şu demek oluyor: bir kurumsal paket ya da bayi paketi al (bunlar minimum 10 site barındırma hakkı içeren paketler) ve 3 tane site barındırma hakkını sadece bu site için kredinden düşelim. Bu hizmetin bedeli de yıllık minimum 224 TL.  Hiçbir hosting firmasında görmediğim “bütün sorumluluk bendedir”  konusu ise gerçekten düşündürücü. Sunucuda oluşabilecek güvenlik açığının faturasını müşteriye kesmek nasıl bir mantıktır anlayabilmiş değilim.

Bunu kabul etmediğimde ise “o halde ücretinizi iade edelim” yanıtını verdiler. İlk yaşadığım problemde, “makul” bir çözüm önerisi bile sunmayan bir hosting şirketi ile ilişkilerimi tabi ki hemen kestim. Aslına bakarsanız henüz irtibatım kopamadı, çünkü altı gün önce iptal etmeme rağmen, henüz kredi kartıma iade yapmış değiller, çünkü iadeleri haftada bir gün yapıyorlarmış. İptal ederken seçenekler arasında kredi kartına iade bulunmadığını, yalnızca kredi olarak Natro hesabıma yüklediklerini, ayrıca bir destek talebi açarak kredi kartına iade talebi aldıklarını da belirtmeden edemeyeceğim.

Deneyim 3 – İHS Telekom (ihs.com.tr)

Aslında en başından beri İHS ile çalışmak istiyordum, çünkü araştırmalarımda en iyi hosting şirketi olduklarını gördüm, Icann akredite bir firma olmaları da ayrıca güven veriyor.

İHS’ye MVC 5 desteğini sorduğumda, böyle bir destekleri olmadığını belirttiler. Yine de tamamen macera amaçlı olarak şansımı denemek istedim ve aylık 7 TL tarifeyle bir hosting paketi aldım. Zaten ücret iadesi yapabiliyordum ve firmaları test etmek de hoşuma gitmeye başlamıştı.

Nitekim korktuğum başıma geldi ve siteye daha girerken bir hata mesajı aldım. Kısa bir araştırma sonunda, bunun MVC 5 desteği bulunmamasından kaynaklandığını gördüm. İHS’nin bir suçu tabi ki yoktu. Belki tek suçu, koskoca bir şirketin bu teknolojiyi desteklememesi olabilir. Bu konuda herhangi bir planları olmadığını da daha önce öğrenmiştim. İptal talebimin hemen ardından, 7 TL’yi hemen iade ettiler. Prensip sahibi olmaları hoşuma gitti.

Deneyim 4 – Hozzt (hozzt.com)

Aslında tam bir deneyim sayılmaz, yalnızca MCV 5 ve full trust desteği konusunda yazıştım kendileriyle, gayet olumlu ve hızlı yanıtladılar sağolsunlar, işini bilen arkadaşlar olduğu belli. Sunucuları yurtdışı olmasına rağmen, forumlarda müşteri memuniyetiyle ilgil çok olumlu şeyler okuduğum için kendileriyle iletişim geçtim, fakat yıllık 110 TL ücret açıkçası biraz fazla geldi.  Memnun kalmazsam ücret iadesi yaptıklarını belirtmelerine rağmen, tercihim Hozzt’tan yana olmadı.

Dipnot : Host ettikleri ve ASP.Net ile çalışan birkaç referans site sorduğumda, müşteri gizliliği nedeniyle bu bilgiyi paylaşamayacaklarını belirttiler. Yıllar önce bir yurtdışı hosting macerasında, yavaşlık nedeniyle Brinkster gibi büyük bir firma ile çalışmayı bırakmıştım. Yurtdışı kaynaklı hosting veren yerli şirketler, erişim yavaşlığıyla ilgili soru işaretlerini kaldıracak birkaç kanıt sunmalılar, çünkü bu gibi durumlarda, %99.9 kesintisizliğin yanı sıra, site erişim süreleri de ciddi önem arzediyor. Yani siteye yavaş erişildikten sonra, sunucunun ayakta olması pek anlam ifade etmiyor. Bu yazdıklarım Hozzt’un yavaş olduğunu tabi ki göstermiyor, bu kadar memnun müşteri varken eminim sorun yoktur, fakat soru işaretlerimi giderecek verilere ne yazık ki ulaşamadım.

Deneyim 5 – Narweb (narweb.net)

Tesadüfen buldum bu firmayı. Büyük bir şirket değil, fakat kurumsal bir yer olduğu belli, ofisleri ve TK yetki belgeleri var. Fiyat da gayet cazip, yıllık 70 TL. İnternette araştırdım fakat açıkçası firma ile ilgili bilgi bulamadım, bu durum haliyle bir önyargı oluşturdu. Artık hosting firması değiştirmeye alıştığım için, en fazla birkaç gün daha kaybederim diye düşündüm. Canlı destekteki arkadaşla yazıştım, herhangi bir teknik kısıt olmadığını, hatta istersem ücretsiz olarak bir hesap açabileceklerini, ben test ettikten sonra ödemeyi yapabileceğimi belirtti. Bu güveni vermeleri gerçekten büyük bir artı oldu. Konu artık paradan ziyade, firmanın müşteri memnuniyeti yaklaşımı olmuştu.

Turhost’da yaşadığım recycle sorunu ne yazık ki burada da ortaya çıktı, gerçekten sitede bir sorun mu var diye düşünmeye başlamıştım. Bir destek talebi açtım; konuya gayet çözüm odaklı yaklaştılar ve yaptığımız birkaç yazışmanın sonunda sonra şu yanıtı almak çok sevindirici oldu :

Kontrol ettiğimde default olarak application pool’a herhangi bir istek gelmediğinde 5 dk sonra application pool process ini öldürüyor ve bir sonraki istek gelince tekrar oluşturuyor.
Sizin domaininize özel olarak bu durumu iptal ettik yani artık application pool idle durumda kalsa bile yeniden başlatılmayacak.  Bilginize. 

Bu değişikliğin ardından üç gün geçti ve sorun bir daha hiç tekrarlanmadı. Şu anda site gayet iyi ve olması gerektiği gibi çalışıyor.

Edit : Dün faturayı adresime göndermiş, yanına da iki adet mouse pad ve bardak altlığı koymuşlar. Diğer şirketlerin çoğu fatura gönderimi için ortalama 5 TL kargo ücreti isterken, 30 TL’lik bir hizmet almama rağmen faturayı ücretsiz olarak göndermelerini takdir ettiğimi ayrıca belirtmek istiyorum.

Bu hikayeden çıkarttığım dersler şu şekilde :

  1. Bir firmanın büyüklüğü, aslında müşteri sayısıyla ölçülmüyormuş,
  2. Bir sorun çıktığında geçici çözümler bulmak yerine, müşteriyi can kulağıyla dinleyerek sorunun kaynağını aramak gerekiyormuş,
  3. Lider şirketlerin, yeni teknolojilere destek noktasında sınıfta kaldığını görmek üzücü oluyormuş,
  4. Küçük şirketlere de şans vermek gerekiyormuş,
  5. Firmaların müşteri isteklerine makul çözümler sunamamaları ve müşteriyi kaybetmeyi göze almaları üzücü oluyormuş.