Çocuk Oto Koltuğu Seçim Macerası – Bölüm 2/3

Bir önceki yazımda, Grup 0+/1 çocuk oto koltuğu seçim sürecindeki deneyimlerimi paylaşmıştım. Yazımı okuyan bir çok ziyaretçimden olumlu geri bildirimler aldım ve sıklıkla bir üst grup için yorumlarım soruldu, fakat ne yazık şimdiye dek bu gruptaki koltuklara alıcı gözle bakma fırsatı bulamadığım için soruları yanıtsız bırakmak zorunda kalmıştım. Nihayet, bir üst beden olan Grup 2/3 oto koltuğu alırken edindiğim deneyimleri bu yazımda paylaşıyorum.

Grup 2/3 (yani 15-36 kg / 4-12 yaş aralığı) koltuklar, artık bebek değil çocuk grubuna hitap ediyor. En azından Mert “ben artık bebek değil çocuğum” diyerek kendini bu grupta görüyor:) Dolayısıyla doğumdan itibaren olan dönem düşünüldüğünde, en uzun kullanım aralığına sahip koltuğunuz bu olacak. Grup 2 ve Grup 3 koltukları ayrı ayrı satın almak pek mümkün görünmüyor, zira piyasada bu şekilde satılan koltuk bulamadım. Bence de 2/3 şeklinde kombine olması makul bir birleştirme olmuş (Grup 1/2/3, hatta 0/1/2/3 olarak üretilen koltuklara olan muhalefetimin devam ettiğini hatırlatmak istiyorum).

Bebekler büyüdükçe kas ve kemik yapıları da gelişiyor, haliyle oto koltuğunun karmaşıklığı da azalıyor. Ana kucağı, Grup 0+/1 oto koltuğu, Grup 2/3 oto koltuğu ve en sonunda da booster (yükseltici) ile bu macera tamamlanmış oluyor ve 12 yaşından itibaren çocuklar herhangi bir ekipmana gerek duymadan araçlarda seyahat edebiliyorlar. Dolayısıyla beklentilerimiz ve seçim kriterlerimiz de zaman içerisinde giderek sadeleşiyor.

Kriter listemi okumaya başlamadan önce, önceki yazıma hızlıca göz atmanızı tavsiye ediyorum. Zira tekrar olmaması için bazı ortak özelliklere daha kısa değineceğim. Ayrıca bu yazının tamamen benim görüşlerimden oluştuğunu, mutlak doğru olmadığını ve yoruma açık olduğunu hatırlatmak istiyorum.

1- Standartlara Uyum

Mutlaka Avrupa Güvenlik Standardı ECE R44/04 veya daha güncel olanı ECE 44 i-Size standartlarına uygun koltukları tercih edin. Bu standartlara uygun koltuklar, sizi bir çok detayı düşünmekten kurtaracak ve koltuk seçim maceranıza 1-0 önde başlayacaksınız. Hatta bu standartlara uygun olmayan bir koltuğu bedava bile verseler lütfen kullanmayın ve bu koltuğun en değerli varlığınız olan çocuğunuzu taşıyacağını unutmayın.

 


2- ADAC Testleri ve Diğer Ödüller

ADAC testlerine olan güven konusunda hala çok fazla söylenti olsa da, ben testten geçer not almış bir koltuğu tercih etme eğilimindeyim. Böyle bir koltuğun, teste hiç girmemiş bir koltuktan çok daha güvenilir olduğunu düşünüyorum. ADAC testlerinin yanında, çeşitli kuruluşların verdiği “yılın en iyi koltuğu”, “yılın en iyi tasarım sahip koltuğu” gibi ödüllere de önem veriyorum. Bu tarz ödüller _şart olmamakla birlikte_ hem güven veriyor, hem de kullanılıp başkaları tarafından çeşitli açılardan değerlendirilmiş ve beğenilmiş bir ürün almanın rahatlığını yaşatıyor. Bu konu biraz da üreticinin bilinen bir marka olmasıyla ilgili. Genelde imaj kaygıları olan markalar bu tarz faaliyetlerde yer alıyorlar ve kötü ürünler üretmekten kaçınıyorlar.


3- Isofix Bağlantı

Isofix bağlantı şekli, doğrudan araç gövdesine sabitleme sağladığı için şu anda en güvenilir bağlantı şekli. Bu konuda görüşlerim 2,5 yıllık kullanım sonrasında değişmedi, aksine koltuğu geçici süre için araçtan her çıkarmak istediğimde ne kadar pratik bir yöntem olduğunu bir kez daha teyid ettim. Bunun yanında, isofix yerine araca emniyet kemeri ile bağlanan koltuklar, araç koltuğuna sıkı sıkıya sabitlendikleri için yatış açısı sağlama noktasında sorun yaşatabilirler. Isofix’te ise, koltuğu aracınıza uzunluğu ayarlanabilir kızaklar vasıtası ile monte ediyorsunuz ve bu sayede çocuk koltuğu ve araç koltuğu arasındaki mesafeyi ayarlayabiliyorsunuz. Bu da yatış açısı için gerekli boşluğu sağlıyor ve koltuğu her zaman dik kullanma zorunluluğunu ortadan kaldırıyor.


3- Ayarlanabilen Boy

Uzun yıllar bu koltuğu kullanacağınız için, çocuğunuzun uzama oranına paralel olarak koltuk boyunun ayarlanabilmesi çok önemli. Bu özellik, başlığın çocuğunuzun başını daha iyi kavrayacak mesafeye ayarlanabilmesini, dolayısıyla olası bir kaza durumunda daha az yaralanma geçirmesini de sağlayacaktır. Çoğu koltuk bu özelliği sunuyor olsa da, piyasada boyu sabit olan koltuklar da ne yazık ki bulunuyor.

 


4- Ayarlanabilen Genişlik

Çocuğun gelişimine ve kilosuna bağlı olarak, koltuk boyununu yanı sıra, genişliğinin de ayarlanabilir olması büyük avantaj sağlayacaktır. Böylece omuz yanlarındaki boşluk yaşa göre ayarlanır konumda olur ve her zaman koltuğun çocuğunuzu sarmasını sağlamış olursunuz. Bu sayede, çocuğunuz 4 yaşında da 10 yaşında da aynı konforda koltuğuna oturmuş olur. Boy uzunluğu çoğu koltukta ayarlanabiliyor olsa da, piyasada genişlik ayarı bulunan çok fazla koltuk seçeneği yok.


5- Malzeme Kalitesi

Kullanılan kumaş ve plastiğin kalitesi, koltukla ilgili bir çok ipucu veriyor. Henüz teşhirdeyken bile kumaşı tiftiklenmiş ve deforme olmuş koltuklar, 8 yıl boyunca çocuğunuza hizmet etmeyi vaad ediyorlarsa bunu bir kez daha düşünmelisiniz. Hatta size tavsiyem, mağazada teşhirde bulunan koltuğun kılıfını çıkartıp iskelet kısmını mutlaka inceleyin. İçerisinde kullanılan plastik aksamın malzeme kalitesine ve iskeletin hangi hareketli parçalardan oluştuğuna bakın. Bazı koltukların derme çatma ve bozulmaya meyilli bir iç aksamdan oluştuğunu siz de gözlemleyeceksiniz.


6- Konfor ve Yumuşaklık

Bazı koltuklar, plastik monoblok bir gövde ve üzerine geçirilmiş incecik bir kılıftan oluşuyor. Bunu kasıtlı olarak mı yapıyorlar bilmiyorum, fakat bırakın bir çocuğu, bir canlının böyle konforsuz bir zeminde seyahat etmesi bana mantıklı gelmiyor. Yumuşatılmış alt ve sırt kısımlar, özellikle uzun seyahat sürelerinde büyük rahatlık sağlayacaktır.

Ayrıca bu grup koltuklarda havlu kılıf gibi aksesuarlar olmadığı için, kumaşın nefes alan ve terlermeyen özellikte olması önemli. Bunun yanında, leke tutmayan ve kolay çıkabilen bir kılıf da uzun vadede işinize yarayacaktır.


7- Yatış Açısı

Çoğu Grup 2/3 oto koltuğu gerek yapısı gerekse güvenlik gerekçeleri nedeniyle yatabilme özelliği sunmuyor. Buna bir noktaya kadar katılıyorum, zira koltuk ne kadar fazla yatarsa, güvenlikten o kadar taviz vermiş olunuyor; fakat en azından birkaç kademe yatabilen bir koltuk uyuyan bir çocuk için bana göre olmazsa olmaz bir ihtiyaç. Özellikle dik bir yokuştan inerken, koltukta uyuyan çocuğunuzun başının öne doğru düşmesi daha büyük bir güvenlik riski oluşturabilir.

 


8- Boyun Desteği

Koltuğun, çocuğunuzun boyun kısmını kavraması ve sağa sola hareketini engelleyerek boyun kırılmalarına engel olacak bir yapıda olması çok önemli. Yani yetişkin koltuklarındaki baş dayama kısmı gibi düz bir yapıda değil, çok sıkmadan kavrayacak bir yapıda olmalı. Böylece uyku anında başını yaslayacak bir alana da sahip olacak. Bu gruptaki koltuklar çok yatmadığı için, çocuğunuz mecburen geriye değil de yanlara doğru yatarak uyuması gerekecek.


9- Emniyet Kemeri Klipsi ve Kemer Kılıfı

Grup 2/3 koltuklar genellikle çocuğu araç emniyet kemeri ile koltuğta sabitliyorlar. Emniyet yastığı veya 5 nokta emniyet kemeri genellikle bu grupta bulunmuyor. Bu nedenle, araç emniyet kemerinin çocuğu nasıl sabitlediği çok önemli. Araç emniyet kemerleri yetişkinler için düşünüldüğünden, yükseklikleri çocuklar için uygun değildir. Dolayısıyla koltuğun, emnniyet kemerini daha alçak bir mesafeden başlatacak bir klips donanımına sahip olması gerekir. Bu klips tüm koltuklarda bulunmakla birlikte, kemerin kolay takılıp çıkmasına olana vermesi, bir yandan da kendi kendine çıkmasına engel olacak yapıda olması gerekir. Bunun yanında, emniye kemerinin çocuk bedeninde oluşturacağı baskıyı azaltacak yastıklama ekipmanı da önemlidir. Aksi durumda seyahat veya kaza anına kemerin çocuğun boynuna zarar vermesi söz konusu. Bunu engelleyecek kemer kılıf sistemlerini (eğer koltuğunuzla birlikte gelmiyorsa) edinmenizi tavsiye ederim.


10- Kol Dayama

Bu da çoğu koltukta görmediğim (bazılarında ise yeterli büyüklükte olmayan) ve çocuk açısından önemli bir özellik. Özellikle uzun seyahat sürelerinde, çocuğun kollarını dayayabileceği büyüklükte kol dayama çıkıntılarının konforu artırdığını düşünüyorum. Araç kullanan ebeveynler, kol dayamanın ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğu konusunda muhtemelen bana hak verecekler 🙂

 


11- Maliyet

Bazıları için ilk öncelik, bazıları için ise en az önemli hususu oluşturan maliyet kalemine değinmeden edemeyeceğim. Zira bu grupta değerlendirmeye alabildiğim koltuklar için 500 TL’den 2000 TL’ye kadar geniş bir fiyat aralığı bulunuyor. Bir önceki gruba nazaran, özellik beklentim daha az olduğu için, en iyi performansı veren koltuk yerine, en iyi fiyat/performans oranına sahip koltuk tercih edilebilir diye düşünüyorum.

Aslına bakarsanız _eğer aracınız herhangi bir kazaya karışmazsa_, 100 TL’ye alacağınız oto koltuğu da, 2000 TL’ye alacağınız oto koltuğu da güvenlidir. “Ben boşa para vermeyip ucuz koltu aldım, beş yıldır kullanıyoruz ve hiç sorun yaşamadık” cümleleriyle sık sık karşılaşacağınıza eminim. Bir oto koltuğunun ne kadar güvenli olduğunu, ne yazık ki bir kazaya karışmadan test etme şansınız yok. Dolayısıyla bu gibi sözleri kulak ardı etmenizi ve doğrudan şaşmamanızı tavsiye ederim. Yanlış bir tavsiyeye kulak asmanın bedeli, umduğunuzdan daha ağır olabilir.


Ben Ne Aldım?

Uzun araştırmalar sonucunda, tüm beklentilerimi karşılayabilen çok az koltuktan biri olan Chicco Oasys 2-3 Fixplus Evo oto koltuğunu tercih ettim. Evo olan modeli yeni çıkmış ve eski model üzerinde birkaç iyileştirme yapılmış. Eğer almaya niyetlenirseniz, stokta kalan ve Evo olmayan modeli almayın. İki ürünün de fiyatı aynı olduğundan karışıklık yaşanması muhtemel.

 

 


Dipnot

Normalde tercih ettiğim ürünlerle ilgili yorum yapıp, diğerleriyle ilgili yorum yapmamaya çalışıyorum; fakat özellikle paylaşmak istediğim istediğim bir husus var. Aslında ilk olarak Recaro markası için internette iyi şeyler okuduğumdan, E-Bebek tarafından Türkiye’ye getirilen Recaro Monza Nova 2 Seatfix almak istiyordum. Ürünün stoklarda olmaması nedeniyle E-Bebek çağrı merkezi ile iletişime geçtim, fakat stoğa ne zaman gireceğini bilmediklerini ve yakın zamanda da giriş görünmediği bilgisini aldım. Recaro Almanya ile iletişim geçmem de işe yaramadı ve E-Bebek’e yönlendirmekten fazlasını yapamadılar. Gelin görün ki, bir hafta geçmeden ürün stoklara girdi 🙂 Mağazada ürünü incelediğimde ise hayal kırıklığı yaşadım. Bence bu koltuk malzeme kalitesi olarak Recaro markasına yakışmamış, ya da bu marka gereğinden fazla abartılıyor. Kılıfı koltuğa sabitlemek için kullanılan plastik aparatın basitliği, koltuğun sertliği, hareketli aksamın güven vermeyişi, kırmızı ve mavi renklerin tonları gibi bir çok etmen beni bu koltuktan uzaklaştırdı.

Chicco almasaydım ne alırdım diye soracaklara ise, ilk iki tercihimin Concord Transformer Xt veya Britax-Römer Kidfix II Xp Sict olacağı yanıtını ise rahatlıkla verebilirim.

Şimdilik bu kadar. Umarım faydalı bir yazı olmuştur. Diğer yazılarım için Mühendis Baba (MuhendisBaba.com) web sitemi ziyaret etmeyi unutmayın.

Çocuk Oto Koltuğu Seçim Macerası – Bölüm 2/3” için 2 yorum

  1. Melike Yanıtla

    Merhaba siz chico mu aldiniz cybex mi aldiniz hangisini tavsiye ediyorsunuz

  2. Mustafa Ulus YazarYanıtla

    Merhaba,

    Yazımın en sonunda bulunan “Ben Ne Aldım?” kısmına göz atabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir